Geçen gün her zamanki işsiz güçsüz halimle sinemaya gittim ve sanırım filmin en güzel tarafı adeta kendi evimde koca beyazperde varmış gibi resmen yayıla yayıla seyretmemdi. Şansıma ikili koltuklara denk geldim ve yanımda kimse olmadığı için (bu tarz 'geek' bir blog yazan bir insanın sonu tabii ki forever alone biter) ayakkabıları çıkarıp bacakları uzatarak nispeten ucuz olan filmin keyfini çıkardım. Yüksek puan verdiysem bu yüzdendir.
The Awakening, hayaletlere inanmayan ve bunlar hakkında kitap yazmış eğitimli, bilgili bir kadının (filmin geçtiği 1920'lerde kadınların eğitimli olması mucize gibi bir şey) 'avcılık' yapması için yatılı bir okula göreve gitmesi ile başlıyor. Tabii ki Florance'in (Rebecca Hall) asıl amacı bu yaramazlıkları hangi veledin yaptığını bulmak. İşte buradan sonra siz de neye inanacağınızı şaşırıyorsunuz. Bir hayalet filmi sonuçta, tabii ki "aslında böyle bir şey yok, her şey rüyaydı" tarzında bir dönüş yapmayacağı, bir takım gizemli supernatural olayların çıkacağı başından belliydi. Ama sonunda beklenmedik (kimisi böyle şeyleri tahmin edebiliyor, ben o kadar iddialı değilim) bir sürpriz çıkıyor ortaya tabii. Bu sürprize rağmen şöyle bir düşününce kafanızdaki tüm sorular cevaplanıyor ve büyük bir mantık hatası göze çarpmıyor.
Bu filme gidip korkmak isteyenlere tavsiyem başka bir filmi seçmeleri. Zira korkutmadığı gibi yer yer sıkıcı olabiliyor da. Benim için katlanılmaz değildi açıkçası, dikkatimi başka yerlere verdim (dönem filmi ya). Ama farklı bir hikaye, yeni bir bakış açısı, çok şaşırtıcı bir son bekleyenler kesinlikle hayal kırıklığına uğrayacaklar çünkü bu filmde bütün korku filmi klişeleri kullanılmış. Ne suratı çarpık çocuk sizi korkutuyor, ne karanlıkta şüpheyle gezinme seansları, ne aniden camda yansımasını gördüğümüz gizemli çocuk... Ölümüne klişe yani! Yine de sondaki flashbackli sahnelerin ilginç ve etkileyici olmadığını söylersem yalan olur. Ah, bir de etkilendiğim bir başka şey var ki küçük bir spoiler içeriyor. Aslına bakarsanız büyük bir spoiler, hatta sondaki bütün sürprizi berbat edecek bir spoiler. Adı üstünde spoiler yani. İzlemeyen bakmasın! Tom, ne kadar şirin bir şeysin sen, benim arkadaşım olsana? Yalnızlık çekmene de gerek kalmaz hem, o yamuk suratına bürünme yeter, yoksa çok iyi geçineceğimize eminim. O nasıl büyükmüş de küçülmüş konuşmalar, o nasıl bir ölü olsa da hala duyguları var takılmalar, o nasıl bir sevgi doluluk! Yani senin gibi bir hayaletim olsa da hayat bayram olsa... Ve yazar saçmalamaya başlar.
![]() |
Ağlattın beni gözün kör olmayasıca T_T |
Sinemadan çıkıldığı anda unutulacak, klişelerle bezeli, hiç korkutmayan ama tam bir old school korku filmi havası taşıyan bir film The Awakening. Ha, türün meraklıları için izlenmesinin vakit kaybı olduğunu düşünmüyorum, ama sinemada ikili koltuklarda sevgilisiyle muhabbet etmek isteyen ergen arkadaşlarımız için de ideal olabilir.
Puanlamadan olmaz!
Konsept: 6
Hikaye: 4
Anlatım: 6
Karakterler: 5
Görsellik: 7
Genel: 6.13
Yorumlar
Yorum Gönder