Heroine Shikkaku

Hemen uyarayım, bu yazı fazlaca negatiflik ve kızgınlık içeriyor. Kötü bir gününüzdeyseniz, pms dönemindeyseniz, hocanıza ya da patronunuza gıcık oluyorsanız, sevdiğiniz bir arkadaşınızla aranız açıksa, aşağıdakileri okumak modunuzu düzeltmenize pek yardımcı olmayacaktır.

Heroine Shikkaku aslında ilginç bir fikirle başlamış, güzel devam edeceğinin sinyallerini vermiş, romantizm odaklı bir shoujo manga. Olayı kısaca özetlersek esas oğlanımız Rita'nın (nasıl bir isim bu böyle) çocukluktan beri arkadaşı olan Hatori, onun pek ciddi olmayan ilişkilerini dışarıdan izleyip bir gün kendisini farketmesini beklerken Rita ile her zaman beraber olacağı hayallerini kurar ve bir yandan da onun kalbinde arkadaş olarak özel bir yerinin olmasının keyfini çıkarmaktadır. Ama bu bir hatadır ve Hatori artık ne Rita'nın dünyasının ne de kendisinin tek taraflı hayali ilişkisinin kahramanıdır. Buraya kadar güzel ve gelecek vadeden bir konusu var. Oldukça ilginç ve 'olgun' bir hikaye çıkma potansiyeli yüksek. Ama burada biz de hata yapıyoruz ve tipik bir shoujo mangadan çok şey beklemiş bulunuyoruz.

Hatori'nin, Rita'nın yeni ilişkisinin ciddiyetini anlayıp teptiği fırsatlara üzülmesi ve bir nebze "belki?" diye düşünerek ona açılması anlaşılır bir durum. Burada sevgili Hatori için üzülmemek elde değil. Anlatımı çok gerçekçi olduğu için kendimizi onun yerine koyup daha önce hepimizin yaşadığı o -çok sevdiğimiz birinin 'en  yakını' pozisyonunun başkası tarafından fethedilmesi- durumunu çok iyi hissediyoruz. AMA. İşte burada kocaman bir ama var. Ama kardeşim BU KADAR DA ISRAR OLMAZ Kİ! Bazen sabırlı olup her şeyi zamana bırakmayı hatta pes etmeyi bileceksin! Üzgünüm ama gönül konularında çok çalışkan olmak, mücadele etmek, taktikler geliştirmek falan pek bir şey değiştirmiyor. Ya daha çok batıyorsun ya da elde ettiğin ufak başarı da kısa ömürlü oluyor. Zorla güzellik olmaz! İşte bu manga ile yollarımız burada ayrılıyor. Ben Hatori'nin kırılan kalbini iyileştirmesi ve Rita'yı unutma hikayesini okuyacağız sanırken tipik bir 'onu kendime aşık edeceğim' hikayesi başlıyor. Pardon da Rita, Adachi'yi seçmiş, esas kızımızı 7543583 kez açıkça reddetmişken bu neyin ısrarıdır, "I will not give up" laflarının ne anlamı kalmıştır? Hemen unutmak zorunda değilsin, çocukluğunun beraber geçtiği ve gizliden gizliye aşık olduğun 'kankan' ile aranıza başkasının girmesi acı verici bir şey, evet. Ama o araya giren kişinin şimdi senin pozisyonu alması senin suçun mu? Hayır buna izin veren Rita'nın suçu!

Tesellici çocuk Kousuke'nin mangaya dahil oluşuyla umutlarını yükselten arkadaşlar, bu paragraf spoiler içeriyor dikkatli olsun. İnternetteki söylentilerden öğrendiğime göre Hatori yavaş yavaş Rita'dan vazgeçmeye başlarken ne oluyor dersiniz? Bence bunu herkes tahmin edebilir: evet, salak kızımız yine Rita'ya dönüyor. Niye? Rita'nın bir zamanlar pek bağlı olduğu Adachi'nin yokluğunda Hatori ile yakınlaşıp kafası karıştı diye. Daha da güzeli, evet bunu da hemen tahmin ettininiz, Adachi'nin narin ve zayıf bünyesi böyle bir ayrılığa el vermediği için zaten daha önce milyonlarca reddedilip kaşarlanmış(!) Hatori, gözünün yaşına bakılmadan terkediliveriyor! Tabii bu spoilerları duyunca benim saçlar başlar da yolunuyor. Ama asıl ne zaman kel kalıyorum? Hatori, Kousuke ile ilişkisini derinleştirip Rita'yı unutmaya ve kalbinde yeni birine yer açmaya başlarken bu bir türlü karar veremeyen beyinsiz Rita yüzünden YİNE ona dönüyor! Niye? Küçükken alt tarafı "hep senin yanında olacağım Rita" diye söz verdiği için aman işte aşk ne yüce bir şey, alnımızda yazılı falan mesajı verilecek zorla. Yahu hepimiz çocukken milyonlarca söz vermişizdir çoğunu yerine getirmediğimiz ve muhtemelen şu ana kadar çoktan unuttuğumuz. Ama yok, shoujo mangada 3 yaşındayken verdiğin söz Unbreakable Vow gibi işler ne de olsa. Asla dönemezsin!
 
Neyse, biraz da Adachi'den bahsedeyim, herkesin sinir olduğu 'yuva yıkan' Adachi. Evet ben de  pek haz etmiyorum kendisinden. Aslında iyi bir kızcağız ama ben kendimi Hatori'nin yerine koyduğum için ister istemez mangadaki varlığına biraz soğuk bakıyorum. Yine de içgüdülerim onun da içinde bir nebze de olsa bir sinsilik olduğunu söylüyor. Sessiz sakin biri olduğum için bana da zaman zaman sinsi derlerdi. Bu yüzden herkese kolay kolay sinsi etiketi yapıştırmam. Ama Adachi sanki Rita'yı kaybetmemek için onun zaaflarını çok iyi kullanıyor ve bulunduğu pozisyondan atılmaktan o kadar çok korkuyor ki bu kompleksi aşırı güven olarak dışa vuruyor -çoğu insandaki gibi. Halbuki "benim için farketmez, Rita kimi seçerse onunla olsun" söylemindeki iyi niyet ve mantıklılık gerçek değil! O da aslında Rita'yı kaybetmemek adına büyük fedakarlıklar yapabilir.

Kousuke'ye gelirsek, ilk başlarda tipik bir ukala narsist playboy imajı çizse de sonradan kendisini sevmeye başladım. Hatori'ye değer veriyor ve onun yanında oluyor. Ama malesef aşk üçgenlerindeki 'efendi adam her zaman yalnız kalacaktır' klişesinin kendisini beklediğini bilmiyor. Kızımızın kırılan kalbini onardıktan sonra ya terkedilecek ya da kendi elleriyle rakibine verecek kızı. Kural bu ne de olsa. Bu efendi çocukların harcanmasını o kadar çok gördüm ki artık onlar için üzülmeyi bıraktım.
Bu ikisinden hangisine daha çok kızıyorum bilmiyorum. Bir türlü karar veremeyen ve iki kızı da üzmekten başka bir işe yaramayan bu nankör çocuktan mı daha çok nefret ediyorum yoksa haketmediği halde ısrarla onun peşinden koşan bu esas kızımızdan mı? Aslında Hotari'nin tipik shoujo kahramanlarından farklı bir havası var. Bir kere sakar ve hiçbir şeyi beceremeyen bir tip değil. Silik ve kendine bakmayan bir tip de değil. Aşırı saf ve beyinsiz de değil. Korunmaya muhtaç hiç değil! Üstelik Japon kızlarının tehlikeli doğasını içinde bulundurmasına rağmen özünde iyi bir kız ve Adachi'ye bir zorbalığını görmüyoruz. Doğru kararlar alsa kendisini sonuna kadar destekleyebilirdim. Ama yukarıdaki uzun paragraflarda milyonlarca kez belirttiğim gibi, çocuğa kene gibi yapıştı! Yahu bırak gitsin herkes rahatlayacak işte!

"Aşık olduğunuz kişi sizi ne kadar reddederse reddetsin, sizi ne kadar üzerse üzsün, yılmayın ve zorla onu elde edin" mesajlı shoujo mangalardan hoşlanıyorsanız Heroine Shikkaku'yu beğenebilirsiniz. Mayıs 2012 itibariyle henüz 8 bölümü İngilizceye çevrilmiş bulunurken, Japonya'da 5 kitaptan fazlası yayınlandı. Kendime daha fazla  işkence çektirmeye hiç niyetim olmadığı için devamını takip edeceğimi sanmıyorum. Yanlış anlaşılmasın aslında komik ve eğlenceli bir manga. Ama benim gibi hikayeye takılıp ona buna sinir olan tiplerin mangadan keyif alamayacağı aşikar.

Puanlamadan olmaz!
Konsept: 7 
Hikaye: 1
Anlatım: 6
Karakterler: 3 
Çizim: 7 

Genel: 4.12

Yorumlar